Venöz Ülser

Alt ekstremitede, kanı yukarı doğru itmek için çok bileşenli bir sistem mevcuttur. Bu sistem; derin, yüzeyel ve perforan damarlar, yarım ay şeklindeki kapakçıklar ve pompa görevi gören baldır kasları tarafından oluşturulur. Kapakların veya kas pompasının fonksiyon bozukluğunda venöz dönüş aksamakta ve alt ekstremite venlerindeki basınçta artış meydana gelmektedir. Oluşan venöz hipertansiyon; ödeme, doku değişikliklerine ve en nihayetinde de ciltte ülserlere yol açmaktadır. Sanayileşmiş ülkelerde daha sık görülmekte olan bu hastalığa; venöz problemlerden dolayı ortaya çıkmasına istinaden venöz, variköz ya da staz ülserleri adı verilmektedir (1). Bacak ülserinin tedavisi zor ve hatta iyileştirilemez olarak bilinmekle birlikte, bu hastalık hastaların sosyal ve iş yaşamlarını kısıtlamakta ve sonunda da hastaların kendi yaptıkları pansumanlarla yalnız başına kalmalarına sebep olmaktadır.

Prevelans çalışmaları; kronik bacak ülserlerinin %1 sıklıkta olduğunu göstermekle birlikte, popülasyonun %20’sinin hayatlarının bir döneminde bir bacak ülseri ile karşılaşacaklarını belirtmektedir. ABD kayıtlarına göre yetişkin nüfusun %27’sinde, venöz yetersizlik sonrası venöz bacak ülseri gelişmektedir (2). Venöz bacak ülserleri, hastalara ve sağlık sistemlerine önemli bir yük getirmektedir. Venöz yetmezliğin erken tanı ve tedavisi sağlanarak ülser gelişiminin önlenmesi, sosyal ve ekonomik yönden büyük önem taşımaktadır.

Kronik bacak ülserlerinin, %70’inin venöz ülserler olduğu düşünüldüğü takdirde, bu hastaların tedavisinin ne denli önemli olduğu ortaya çıkmaktadır(3). Bu ülserler kronik olup; aylar ve hatta yıllarca iyileşmeden kalabilmektedirler. İyileştikten sonrada yüksek nüks oranları vardır (1). Venöz ülserlerin bakımı için yapılan sağlık harcamaları Amerika Birleşik Devletlerinde tahminen 750 milyon – 1 milyar dolar olup, ülser başına ortalama maliyet 2 – 10 bin dolar arasında değişmektedir. Yaşam kalitesinde ve iş gücü kaybında olan masraflar ise bu rakamlara dâhil edilmemiştir (2). Ülkemizde de venöz ülser görülme sıklığı artmaktadır. Ancak bu sıklık; hastaların daha bilinçli davranması ve sağlık hizmetlerine daha rahat ulaşabilmesi, ve teknolojik ilerlemenin tıbbi aletlere yansımasının, hastalığa tanı koyma oranının artmasından kaynaklanabilmektedir. Ülkemizdeki tedavi maliyeti hakkında detaylı verilerimiz olmamakla beraber; hastaların sık sık hastaneye gitmesi, sürekli pansuman ve tıbbi tedavi alması ve hastalığa bağlı işgücü kaybı oluşması açısından da ülkemize önemli külfetler getirdiği kesindir.

Resim : Venöz bacak ülserli bir hastanın takip ve tedavi süreci

Kaynaklar

1.O’Meara S, Al-Kurdi D, Ologun Y, Ovington LG. Antibiotics and antiseptics for venous leg ulcers (Review). Cochrane Database of Systematic Reviews. 2010;1.

2.Petherick ES, Cullum NA, Pickett KE. Investigation of the Effect of Deprivation on the Burden and Management of Venous Leg Ulcers: A Cohort Study Using the THIN Database. Plos One.2013; 8:3.

3.Persoon A, Heinen MM, Van Der Vleuten CJ, De Rooij MJ, Van De Kerhof PC, Van Achterberg T. Leg ulcers: a review of their impact on daily life. J Clin Nurs 2004;13(3):341-54